Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

Jessica

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Jessica Isolde Lithium
Kofti


Kadın Mesaj Sayısı : 1

MesajKonu: Jessica   12/7/2010, 15:09

Hayat ve ölüm, aşk ve mantık, kazanmak ya da kaybetmek …
Aslında tüm
yaşamımız
onlarca ince çizgi içinde sürekli değişen safların, bitirilen ve
dönülen
yolların nihayetinde hangi tarafta olduğumuzu gösteren yüzlerce seçimin

oluşturduğu tek bir öyküden ibaret. Ama ne yazık ki bu seçimler ve
vazgeçişlerle
dolu karmaşık yolların içinde kaybolmayanlar ve
kaderin kutsadıkları haricinde
kaderin oyunları ‘diğerleri’ için çok daha
farklı tecelli
eder. İnkar etmemek gerekir ki tüm yollar kapandığında bazen
bizlerin
bile yapabileceği hiçbir şey kalmaz. İnandığın şeylere dair ne varsa
her
şeyi yok eden bir rüzgar, hiç tanımadığın bir bedene, hiç tatmadığın
bir
duygunun içine sürükleyiverir seni. İşte o zaman bazen tek bir
kelime söylemek
tek bir karar verebilmek bile yapılabilecek en zor
şey olur. Fakat gerçekte
şudur ki biz ve onlar arasındaki o keskin
çizgi o zaman derinleşir. Onların tüm
yaptıkları tek bedbahtın
kendileri olduğunu sanmaktır. Hayatlarının tamamını
belirleyen o
hatalar zincirinin ilk halkasını belki de savaşmaktan vazgeçerek
oluştururlar.
Duygularının esiri olanlar sonsuza dek acizliğin mümessili ve her
daim
diğerleri’ olarak kalmaya
mahkumdurlar.
Fakat seçilmiş olmak ne yazık ki her zaman her şeyi doğru
yapmanızı
sağlamaz. İşte bu yüzden merhamet ve acizlik arasındaki o ince çizgiyi
bilebilme
erdemi pek az kişide bulunur. Beni zalim addedenlerin bilmediği gerçek
ise
kalbim ve beynim arasındaki tüm tereddütleri yaşamaktansa ne aşk ne
öfke ne
de merhametin hayatımda olmamasını yeğlememdir. Bunun için
buraya her gelişimde,
cam salondan her yürüyüşümde ve bundan sonraki
hayatlarının tüm hükmü ellerimde
olan insanların yüzüne bakarken
tüm bunları birer birer düşünüp içimdeki her
tereddütü her seferinde
tekrar yok ediyorum. Hayır
yanılmadım,
yanılmıyorum, biliyorum…

Eski ahşap kapıyı
açtığımda
mahkeme salonu her zamanki ihtişamıyla beni bekliyordu. Topuklarımın
sesi
uğultuyla doldurduğunda mermer duvarları, bıçak kadar keskin kesilen
solukların
sesleri her zamankinden daha muhteşem, daha güçlü hissettirdi. Ağır
ağır
yürürken makamıma, incecik bir fısıltı yayıldı dudaklara ; İşte geliyor, evet, evet bu o işte, gerçekten o mu
?...
Eski
taşlar üstünde attığım her adım önünden geçtiğim her suret
büyüyen
göz bebekleriyle o tanıdık duyguyla boyanıyordu. Evet belki onlar
korkuyu
buradan başka hiçbir yerde daha gerçek hissedemezlerdi ama korkulmayan
birine
saygı da duyulamazdı. Kısa merdivenleri yavaşça çıkarak yerimi aldım.
Bu
salonda yüzlerce kişinin önünde burada olmak bile aramızdaki
farkı açıkça
göstermeye yetiyordu. Salonun arka kapısı gıcırtıyla
açıldı. Başı önde meçhul
kaderine doğru yürüyen bu adamı diğer
onlarcası gibi tanımıyordum elbette. Ama
benim işim buydu ve
şüphesiz bir insanın başına gelebilecek en kötü şey önümde
bu
kürsüde oturuyor olmaktı ki o da burada olduğuna göre bu aynı zamanda
başına
gelebilecek son şey olacaktı. Fakat bana bu konuda
kızamazlardı. Ben onlara
zayıflık ve yenilgilerle dolu bir
hayattansa eli kanlı adalet savunucusunun
elinden onurlu bir ölüm
bahşediyordum. Sebebini bilmediğim bir sıkıntıyla kafamı
kaldırdım
-Evet sen,…
Birden söylenebilecek
her
şeyin, tüm kelimelerin tükendiğini hissettim. Orada o an gözlerim
onunkilerle
kesiştiği zaman, her şeye sahipken, hepsini birer birer saniyeler
içinde
yitirişimi kimseler göremedi. Kader üstüne kurduğum onlarca söz,
onlarca
tez hiçbiri burada bana oynadığı oyuna kafi gelemezdi.
Karşımda dimdik duran
adama baktım. Hayır bu gözler yabancı değildi.
O her gün buraya oturan onlarca
zavallıdan biri değildi. Bu oydu.
Bana hem sadakati hem ihaneti, hem varlığı hem
yokluğu, hem aşkı hem
acıyı öğreten adamdı. O belkide orada hayatının son
anlarını
yaşamış onlarca masumun tek maktülüydü.O burada verdiğim her kararda
içimi
kemiren tüm tereddütlerin tek nedeni beni katil addedenleri haklı yapan

gerekçeydi.Tek bir bakış, tek bir an. Kendimi kandırmaya çalıştığım
tüm
yalanlara rağmen hayatımı ne koca bir yalanın üstüne kurduğumu
anlatmaya yettide
arttı. Gözümden süzülen iki damla, o gün oradaki
tek zavallının ben olduğumun en
büyük kanıtıydı…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Chelsea Quixie
Gryffindor III. Sınıf
Gryffindor III. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 23
En belirgin özelliği : Artık her özelliği belirgin :A
Savaş Tarafı : Onun tarafı belli kendi seçimi değil
RP partneri : Kevin
Kan Durumu : Melez.
Quidditch Konumu : Top atıcı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
42/50  (42/50)

MesajKonu: Geri: Jessica   19/7/2010, 01:42

Betimleme 11/15
Akıcılık 7/10
Yazım İmla 5/5
Hayal Gücü 5/10
Uzunluk 6/10

34
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Jessica

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Kutusu Arşiv -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog