Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

Asia Black

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Sera Talia Wiénna
Dükkan Sahibi
Dükkan Sahibi


Kadın Mesaj Sayısı : 3
Yaş : 21
En belirgin özelliği : Değişken.
Savaş Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
38/50  (38/50)

MesajKonu: Asia Black   12/6/2010, 16:43

Yıl : 3950
Kurgu : Yıllar önce Karanlık Taraf, Sihir Bakanlığı'na savaş açar.
Amaçları yönetimi ele geçirmektir. Fakat bakanlık önlemini almıştır ve
saldırı sırasında gizlice Hogwarts'a taşınır. Hogwarts hala okuldur ve
gizli bir odasında da Sihir Bakanlığı vardır. Mücadeleyi Bakanlık
kazanır fakat oldukça zayıflamıştır. Durumdan yararlanmak isteyen
vampirler kargaşa ortamında sokaklarda ölüm dağıtmaya başlamıştır.
Ayrıca bakanlığa da karşı gelmektedirler. Bakanlık onlara karşı ırkı
insan olan Vampir Avcılarını görevlendirir. Artık Avcılar, Vampirlerin
korkulu rüyasıdır.

Avcıların en büyük özellikleri : Vampirlerle savaşacakları zaman gözleri kırmızı olur.

" Hiç bilmediğim bir yoldaydım. Etraf zifiri karanlıktı. Fiziksel
özelliklerime ait hiçbir şey hatırlamıyordum. Az önce çok kötü şeyler
yaşamış olmalıydım ki hızlıca ağzımdan nefes alıp veriyordum. Ne
olduğunu bilmediğim bir kaç şey korkutuyordu beni. Çok farklı
hissediyordum. Bir an durup etrafıma bakındım ama hiçbir şey
gözünmüyordu. Korkudan titremeye başlamıştım. Sağ elimle sol kolumu
tuttum. Bağırmak istiyordum fakat onu bile beceremiyordum. Çok
üşüyordum.Burası neresiydi ve ne işim vardı ? Yürümeye devam ettim,
mutlaka sonu olmalıydı bu yolun. Az ileride bir şeye çarptım. Sadece
gözleri görünüyordu. Kehribar rengiydi. Karanlıkta parlıyordu.
Ellerimle gözlerimi kapatım parmak aramdan gözlere baktım. Fakat onun
da gözleri parmak arasından ışıldıyordu. Karşımdakinin bir ayna
olduğunu ve onlarında benim gözlerim olduğunu anlamam uzun sürmemişti.
Gözlerimin rengi ne kadar da ilginçti... Yine de vaktim yoktu.Yola
devam ettim. Arkamdan bir yarasa bağırarak geliyordu.Tam önümde U
dönüşü yaptı ve bağırma şiddetini artırdı.Korkudan yere düştüm. "
Kendime geldiğimde bunun bir rüya olduğunu farketmiştim. Hala kalkmak
istemiyordum ve korkudan gözlerimi açamıyordum. En az orası kadar
sessizdi evim. Terden sırılsıklam olmuştum, bu yüzden üşüyordum.
Mesleğim dahi beni böyle korkutamamıştı. Sadece boş bir yoldan ve bir
yarasadan korkmuştum. Oysa ki vampirler yarasalardan daha korkunç
olurlar. Kimin umrumda, her ikisinden de nefret ediyorum. Bir bardak su
şu ruh halim için hiç fena olmazdı. Hadi ama, sadece bir rüya ! Orada
değil, evimdeyim ve mutfağımda bir yarasa yok. Hiç bir zaman bir
bardağa ihtiyaç duymadım, her zaman çeşme yetti. Eğilip biraz su içmek
istedim. Fakat dışarıdan gelen bir kadın çığlığıyla irkildim. Rahat
rahat su bile içemiyordum. Pencereye koşup dışarıda neler olduğuna
baktım. Bir vampir grubu, az önce bağıran kadının etrafını
çevrelemişti. Zavallı kadın, büyük ihtimalle onların sadece bir kaç
sapıktan ibaret olduğunu düşünüyor olmalıydı. Aslında bende öyle
olmasını dilerdim, zira bir tane kadın vampir avcısının, bir grup
vampirle nasıl mücadele edeceğini bilmiyordum. Sapıklarla daha kolay
olabilirdi. Telefonu aldım. Niyetim bir kaç vampir avcısı çağırmaktı.
İlk olarak Sky'ı aradım. 5-6 çaldırmadan sonra uykulu bir ses tonuyla
bana yanıt verdi "Bebeğim bu saatte sorunun ne senin ?" Her zamanki gibi laçka konuşmasını telefonda da sürdürüyordu
"Seninle uğraşmayacağım Sky, bir kaç vampirle hırsız-polis oynayacağız." Sky hiçbir zaman iş yapmayı sevmezdi. Bunu duyunca derin bir iç çekti. "Bebeğim onlara söyle belki sabah..."
Beni asıl sinir eden onun bu boşvermiş tarzıydı "İnan bana sabah ceset toplamak istemiyorum."

Ne kadar ciddi olduğumu sanırım sonunda anlatabilmiştim. İlk biraz
sustu ve sonra olumlu olarak yanıtladı. Sıra Jack'e gelmişti. "Jack ?" Jack 1-2 saniye güldü.
"Arar aramaz Jack dediğine göre bir işimiz var ?" Hı-hı diyerek onayladım "Evet işte bu ! Parti başlıyor dostum !"

dedi ve telefonu suratıma kapattı. Keşke ondaki istekten biraz da Sky
da olmuş olsaydı. O zaman ciddi bir partide olabilirdik. Pencereden
vampirleri izliyordum. Kadınla alay ediyorlardı. Yani ona direk
saldırmak varken aptallar, bizim için kendilerini oyalıyorlardı. Yan
odaya gidip Kelly'yi uyandırdım. Gece gece uykusuzluktan kurtulup
gücümüzü toplamamız için kahve yaptı. Onun kahvesini seviyordum. İçine
bir miktar sevgi koyuyor olmalıydı. Neşeli ve öldürmekten nefret eden
bir kızdı. Vampirler hariç. Onlardan iğreniyordu, benim gibi.
Tiksinçlerdi, hepsi tiksinç. Büyük iihtimalle kadın aşağıda korkudan
ölecekti ve biz hala çay içip fal bakıyorduk. Diğerlerinin neden bu
kadar geç kaldığını tahmin edebiliyordum, Chris ve Jack hazırdı ve
Sky'ı bekliyorlardı. Kelly konuşmak yerine pencereden bakıyordu, en
hafif bir durumda saldırıya geçecekti. Bunu yapmak için fırsat
kolluyordu. Aslında böyle biri değildir Kelly, konuşkan ve sevecen. "Ne istiyorsunuz benden ?"
dedi durgunca. Kadından gözünü ayırmıyordu, sesi cansı kuru ve ölü
gibiydi. Buna tepki göstermemiştim, ne yaptığını biliyordum, dudak
okuma yeteneğini kullanarak kadının dediklerini tekrarlıyordu.
Vampirler bu sorudan sonra kahkalara boğulmuştu, artık Kelly
dayanamıyordu. Oturduğum yerden acaba ne yapacak dermişçesine
izliyordum onu. En sonunda duvara vurup kalktı. Eline telefıonu aldı.
Kimi aradığı belliydi, o da geç kalmalarının nedenini biliyordu. Etraf
sessizdi ve az ilerideki vampirlerin sesi sadece uğultu gibi geliyordu.
Telefonun çalışını duyabiliyordum. Dıııt 1, dııııt 2 ve dıııt 3 .
Üçüncü çalıştan sonra kapı zili çaldı, muhtemelen gelen erkeklerdi.
Kelly telefonu fırlattı ve koşarak kapıyı açtı. Tahminim doğruydu.
10 Dakika Sonra
Vampirler iyice susamış görünüyorlardı. Görünmekten ziyade belli ki çok
susamışlardı onlara yaklaşırken çıkardığımız hafif ayak seslerini
şimdiden duymaları gerekirdi. Vampirlerin tam arkasındaydık, fakat
kadın hariç kimse bizi farketmemişti. "Tanrım, gittikçe çoğalıyorlar !"
Kadının bu acı çığılığı onların bizi fark etmesine yetmişti. grup
halinde arkalarına döndüler. Hepsi dişlerini gösteriyordu, kaç sene
önce fırçaladıklarını merak ettiğim dişlerini. Sanki korkacakmışız gibi
yaklaştılar, kim olduğumuzu bilseler minik bir bebek gibi altlarına
kaçırabilirlerdi. Bunu öğremeye hakları vardı değil mi ? Chris kim
olduğumuzu belli etmek için ışın kılıcını çıkardı yeşil fosforlu bir
ışığı vardı kılıcın. Çok keskindi. Chris bir kere yalnışlıkla kendini
yaralamıştı. Onun önündeki vampir bizim kim olduğumuzu anlayınca bir
adım geri attı ve diğerlerinin saldırıya geçmemesi için onların önüne
kollarını uzattı. " Kelly, kadını evine götür."
Kelly de kılıcını çıkardı ve kadının yanına giderken savunma yaptı.
Vampirler açığını yakalamak için gözlerini onun üzerinden
ayırmıyorlardı. O yakalanırsa vampirler için iyi bir koz olurdu.
Sanırım Kelly'nin kanını beğenirlerdi. Kelly gidince dördümüz aynı anda
kılıçlarımızı çıkarıp vampirlerin etrafını sardık. Diğerleri geç de
olsa gözlerimizden Vampir Avcısı olduğumuzu anlamışlardı. Hepsini bir
korku bürmüştü. Başlarına gelecek olan felaketi elbette biliyorlardı.
Birbirlerine biraz daha yanaştılar. Bizi ilk farkeden vampir söze
başladı "Bırakın bizi gidelim. İnanın bir daha görmeyeceksiniz." Chris, vampirin yüzsüzlüğünden hiç hoşlanmamıştı. Kılıcını vampirin boğazına dayadı
"Biz de bundan bahsediyoruz, sizi bir daha göremeyiz !"
O arada vampir Chris'i kolundan tutup havaya kaldırdı. Sinirle arkaya fırlattı. Sky hemen kılıcı vampire doğrulttu
"Hayatının hatasını yaptın !"

Sky sözlerini bitirir bitirmez çevik bir hareketle vampirin boynunu
uçurdu. Kanı üzerime sıçramıştı. Bu midemi bulandırmaya yetmişti.
T-shirtümü çıkarıp atmak istiyordum. Kafası bir kaç metre uçmuştu ve
gövdesi yere yığılmıştı. Sky'ın Chris'i bu kadar sevdiğini bilmiyordum.
Moreli konuşamayacak kadar bozuktu. Söylemek istediklerini Jack
memnuniyetle aktardı "Uslu ölün." Vampirler birden savunmaya geçti.Sözcüleri ölünce yedeği atılmak zorunda kalmıştı. "Asla teslim olmayız!".
Vampir tırnaklarını birden Jack'a geçirmeye çalıştı. Ani bir geri
adımla Jack bu zehirli darbeden kurtulmuştu. Sonuçta bizde insandık ve
olağanüstü şeyler yapamıyorduk. Üç tanesi etrafımı sardı. Geriye
kalanlar diğer avcıları oyalıyorlardı "Kanın güzel kokuyor bebeğim."
Ona vurmak için kılıcımı kaldırdığımda arkamdaki vampir beni kolumdan
tutup çevirdi. Sonra kolumu arkaya çekti. Aniden kolumda bir acı
hissettim. Beni ısırmıştı. Kanımda dağılan zehri hissedebiliyordum.
Canım çok acıyordu, ısırıktan değil bir vampir olacağımdan. Biraz daha
geç kalırlarsa onlardan olacaktım. Ekibim beni öldürmek zorunda
kalacaktı. Isırıldığımı farkedince Jack, Chris ve Sky yanıma koştu.
Artık çok geçti. "Bakın, ölmek zorunda değilmişiz."
dedi vampirlerden biri. Ölmeden kaçıp gitmek istiyorlardı. Fakat
Chris'ler bana yoğunlaşmıştı. Onların gitmesi umurlarında değildi.
Yavaş yavaş gözlerim kararıyordu. Son gördüğüm şey Jack'in Chris'e
attığı çaresiz bakışlardı. Uyandığımda evdeydim. Kelly koltukta bana
nefretle bakıyordu. Neden bir vampiri sevsin ki ? Onların beni öldürme
kararını anlayınca odama doğru koşmaya başladım. Hepsi peşime takıldı.
İçeri girip kapıyı kitledim. Kapıya yumruk atmaya başladılar. Sky
acıyla bağırdı "Mücadeleyi biliyor-sun, ka-kaç-ma !" Dostluğumuzun
bu kadar değersiz olduğunu bilmiyordum. Nasıl da bu berbat şeyi onlara
yaptıracağımı düşünmüşlerdi ki ? Asla bu acıyı onlara yaşatamazdım.
Peki onlar için acı mıydı ? En iyisi kendim halletmekti bu işi. Kapıyı
yumruklamaya devam ediyorlardı. Buraya bir ışın kılıcı saklamıştım. Onu
çıkardım ve ucunu kalbime dokundurdum. Ağlamak istiyordum ama
ağlayamıyordum. Hızlıca kalbime geçirdim kılıcı. Bir sürü sahtelikten
kaçmaktı bu evet. O zaman kabul ediyorum korkaktım ben. Tekrar rüyamda
buldum kendimi. Ama bu sefer hiç bitmemek üzere...

Not : Profilimde görünen RPG puanı yalnış. Yalnışlıkla azıcık oynadım da
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Chelsea Quixie
Gryffindor III. Sınıf
Gryffindor III. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 23
En belirgin özelliği : Artık her özelliği belirgin :A
Savaş Tarafı : Onun tarafı belli kendi seçimi değil
RP partneri : Kevin
Kan Durumu : Melez.
Quidditch Konumu : Top atıcı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
42/50  (42/50)

MesajKonu: Geri: Asia Black   24/6/2010, 12:09

Betimleme: 10/15
Akıcılık: 8/10
Yazım/İmla: 4/5
Hayal Gücü: 8/10
Uzunluk: 8/10

38
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Asia Black

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Kutusu Arşiv -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın