Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

G i o v e n n i a Eléanor~

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Giovennia Splendoré
Büyüceşura Yüksek Mahkemesi Hakimi & İblis
Büyüceşura Yüksek Mahkemesi Hakimi & İblis
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 16
En belirgin özelliği : Hiç olmaması. Ya da zekası olabilir.
Savaş Tarafı : Kendisi.
Kan Durumu : Safkan
Quidditch Konumu : Hiç olmadı.
Asa : The Shine Of Intelligence
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
41/50  (41/50)

MesajKonu: G i o v e n n i a Eléanor~   5/6/2010, 20:30

"Neydi ki hayatta ? Ne işi vardı bu lanet olası cehennemde ? Neden bu kadar nefret doluydu? Bu sorular ve daha binlerce soruyla boğuşmaktan yorulmuştu artık. Hayatına dair hiçbir şeyden tam olarak haberi bile yoktu. Kim tarafından bu lanet dünyaya gelmişti, kim onu büyütmüş ve bitmez tükenmez nefreti aşılamıştı hiçbir şeyi bilmiyordu. "

Aydınlığa küskünlüğünü her geçen dakika nefretle bütünleştiriyordu.Gittikçe büyüyen öldürme hırsına bürünebilmek için çırpınan bir nefret. Gecenin puslu karanlığında; ay ve yıldızların ışığı olmadığı hâlde parlaklığından hiçbir şey kaybetmeyen bir nefret denizi dalgalanıyordu içinde. Uçsuz bucaksız ve derin. Dalgaların hırçınca kayaya çarptığı bir geceyi yaşatıyordu içinde. Öfkesi geçmiyordu ne yaparsa yapsın çıkmıyordu aklından nefret. Bir parçası haline gelmişti. Milyonlarca kişiyi öldürse bile geçmiyordu nefreti, tatmin olamıyordu. Engel de olamıyordu kendisine. Hiç para etmeyen, değersiz hayatında sadece 2 şeyin gücüne inanıyordu; karanlık ve nefret. Başka hiç kimsenin hayatında olmasını istemiyordu. Hiç kimseye inanmıyordu hatta gün geçtikçe kendinden bile nefret etmeye başlıyordu.

Neydi ki hayatta ? Ne işi vardı? Neden bu kadar nefret doluydu? Bu sorular ve daha binlerce soruyla boğuşmaktan yorulmuştu artık. Hayatına dair hiçbir şeyden tam olarak haberi bile yoktu. Kim tarafından bu lanet dünyaya gelmişti, kim onu büyütmüş ve bitmez tükenmez nefreti aşılamıştı hiçbir şeyi bilmiyordu. Bildiği değersiz şeylerde gün geçtikçe hafızasından siliniyordu. Tek bildiği Karanlık Lord için yaşadığıydı, tek emeli onun yanında olabilmekti. Sebebini bilmiyordu ama o ve onun gibilerin Karanlık Lord’un yanında olması gerekiyordu belkide. Hiçbir şey istemiyordu bu hayattan. Ne değersiz bir mutluluk; ne de iyi bir hayat. Onun istemekten daha önemli işleri vardı. Bırakması gereken bir hastalığı vardı; öldürme isteğine karşı koymayı öğrenmeliydi. Nasıl yapacağını da bilmiyordu.

Dipsiz bir kuyuya düşmüştü sanki, ve hâlâ da düşmeye devam ediyordu. Düşerken de yeni bilenmiş bir bıçak gibi keskin ve acı dolu çığlıklar atıyordu. Ama hiç kimse farkında değildi bu çığlıkların, hiç kimse duymuyordu. Zaten duyması da gerekmiyordu hem, kim duyacaktı? O kadar kötülükten sonra kim onun yanında olabilecekti ? Onun için canını bile vereceği kimi vardı? Soruları vardı onun. Bitmek bilmeyen ve hiçbir zaman cevaplarını bulamadığı soruları. Evet, sadece sorulardan ibaretti düşünceleri. Kim, nasıl, nedenden ibaretti... Bunun yanında da lanetleri vardı. Lanetler savuruyordu yaşamına ve yalnızlığına. Ara sıra yalnızlığı seviyor olsa da her zaman yalnızlığa karşı da kalkan oluşturmaya çalışmaktan hiç vazgeçmiyordu. Bu saatten sonra bütün çabaları boştu belki ama bir şekilde yalnızlığına saydam bile olsa bir perde çekebilirdi. Umut etmeye inanmazdı hiçbir zaman, ama şimdi küçük de olsa umut vardı içinde. İtaatkârlar bulacaktı kendine. Yeri geldiğinde canını bile verebilecek, küçük itaatkârlar... Nasıl ve nereden bulabileceğini düşünmüyordu, umursamıyordu da. Ama bir şekilde bulabileceğine emindi.

Düşüncelerle boğuşmaktan yorulmuştu. Oturduğu kayayı yavaş yavaş tuzla buz ettiğinin hiç farkında değildi. Yumruğunu o kadar çok sıkmıştıki elleri fena hâlde acımaya başlamıştı. Her fırsatta geldiği bu kayalıklar ve kasvetli hava ona her seferinde farklı hisler yaşatıyordu. Her seferinde farklı duygularla kalkıyordu oturduğu kayalardan. Ciğerlerine olabildiğince havayla doldurdu. Beyni yorulmuştu. Kafasını arkasına doğru yatırdı ve gökyüzüne baktı, göz gözü görmüyor deyimiyle özdeşiyordu sanki gökyüzü; karanlıktı hem de çok karanlık, ne yıldız vardı; ne de ay. Hâlbuki şu an biraz gökyüzü aydınlığına ihtiyacı vardı. Temiz havanın verdiği aydınlıkla parlayan gözleri gökyüzüne uzanan ağaçları görmek değil, parlaklık görmek istiyordu. Ne kadar da ölüydü orman... Ama bu iyiydi, sessizlik her şeye değerdi. Ayrıca temiz hava da cabasıydı. Rahatlama hissiyle beynindeki düşüncelerden, yorgunluktan sıyrıldı ve kendini ormanın ölü sessizliğine bıraktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Arya Discordia
Kıdemli Üye
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 310
En belirgin özelliği : Creative power of a Goddess
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: G i o v e n n i a Eléanor~   6/6/2010, 01:07

Betimleme 12/15
Akıcılık 8/10
Yazım/İmla 5/5
Hayal Gücü 9/10
Uzunluk 7/10

Toplam: 41.

_________________
[list]
Nightsun rises.
[/list:u]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

G i o v e n n i a Eléanor~

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Kutusu Arşiv -
forum kurmak | Roleplay forums | Harry Potter - Poudlard | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog