Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

Severus Cyrus

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Severus Cryus
Kofti


Erkek Mesaj Sayısı : 5
Yaş : 22
En belirgin özelliği : CeSuR...
Savaş Tarafı : İyilerin tarafındayım...
Kan Durumu : Melez
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
25/50  (25/50)

MesajKonu: Severus Cyrus   29/4/2010, 10:55

Ilık bir yaz günü havası, sahte
meltemlerden birinin arkasına bürünmüş, güneşin batmasıyla beraber daha
çok yüzünü göstermeye başlamıştı.Severus, malikanelerinde güvende olduğu
hissini doya doya yaşadığı odasında oturuyordu.Bir iki saat kadar test
çözdükten sonra pence pervazına oturarak, ağaç yapraklarının, rüzgara
uyumlu ritimle giden dansını izlemeye başladı.Babasını düşünüyordu.Çünkü
babası birkaç gün önce bakanlığa düzenlenen ölüm yiyen baskını için
savaşmaya gitmiş, hala dönmemişti.Severus'u korkutan da asıl buydu.''Ya ona zarar verirlerse?''

Birden zil
çaldığını duyarak hemen aşağı koşturdu.Kapıdaki kişinin babası olması
umuduyla sevinçle kapıyı açtı.Fakat gelenin dayısı George olduğunu
görmesiyle, yüzündeki sevinç su damlası gibi kayıp gitti.

''Hey Severus tatlım söylesene annen nerede?'' genç
adam içeri geçerken yüzünde solgun ve mutsuz bir ifade vardı.Salona
geçip kardeşinin yanına oturdu.

''George,
tatlım buraya seni hangi rüzgar attı bakalım, çabuk söyle.''
Severus'un annesi kardeşine sımsıkı sarıldı ve oğluna yanına oturmasını
işaret etti.

''George dayı, kötü birşey
mi oldu?''
nedeni böyle birşey sorduğunu bilemiyordu.Ama çok garip
hissediyordu, sanki hiç mutlu olamayacak gibiydi.

''Bak Erica tatlım...'' diye söze başladı
George dayı ''Bill ve... Percia ölüm yiyen
saldırısında ağır yaralanmıştı ve...-''

''Ne?'' diye atladı
Erica hemen.
''Peki bunu neden bana daha
önce söylemediniz? Lanet olsun, peki şimdi durumu nasıl?''


''Erica, tatlım öncelikle sakin ol-''

''Sakin mi?'' sesi Severus'un kulaklarını
delmeye başlamıştı.''Sevgili kocam Bill
bakanlıkta ölüm yiyen saldırı için savaşa çağırılıyor,üç gün ondan haber
alamıyoruz ve sen şimdi bana onun yaralanmış olduğunu söylüyorsun.''

''Erica, Bill'i kaybettik, o öldü.'' ortalık
oldukça gergindi.Severus'un gözleri fal taşı gibi açılmış durumdaydı.

''Ne demek yani bu? Şimdi babam öldü mü?'' Severus'un gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı.Tıpkı onun gibi
ağlayan, yere çökmüş annesinin yanına gidip beline sarıldı.George dayı
ise bunu söylediğine pişman olmuşa benziyordu.

İki kişinin
yalvarışlarına göklerde karşılık veriyordu.Ağlayan sadece onlar değildi
anlaşılan.Bulutlar bile çok üzülmüştü, yağmur bütün şiddetini göstermeye
başlamıştı.
Severus evden hüzünlü bir şekilde çıkarak göl kenarına gitti.
Yağmur henüz yeni dinmişti,
fakat hala etrafta ün salan nem varlığını korumaktaydı.Gökkuşağı, gölün
biraz ilerisinden çok güzel görünüyordu.Severus ise gölde oturduğu,
ödevsiz, boş dakikalarının tadını çıkartıyordu.Yayılarak yaslanmış
olduğu,ve yaprakları bir bir intihar eden söğüt ağacına
bakıyor bir yandan da şiir defterine birşeyler karalıyordu.


''Neden hep yanlızım?''
diye sordu kendi kendine.Hep derslerine gömülür, boş vakitlerini göl
kenarında geçirirdi.Bu yüzden fazla arkadaş edinecek zaman
bulamamıştı.Ödevleriyle o kadar meşgul olmuştu ki bu sıralar, çıktığı güzel bir kız olan Aslehy ihmal ediyordu.


Bir süre oturup, gökkuşağı manzarasını izledikten sonra
ayağa kalkıp arkasını döndü.Niyeti ilerideki çimleirn üzerinde oturup
şiir yazmaktı.Fakat kendini Aslehy ile tam çıkartamadığı bir erkeğin
öpüştüğüne bakarken buluvermişti.Sanki o an o çocuğu öldürmek istiyordu.Git
gide kalbinin daralmaya başladığını hissetmek onu öldürüyordu.Başından
aşağı dökülen kaynar sular canını yakmaya başlamıştı.Onlara
farkettirmeden göl kenarına doğru koştu.


Hiçbirşey düşünemiyordu o an.Tam anlamıyla kan beynine
sıçramıştı.Göle büyük büyük taşlar fırlatmakla yetindi bir süre.''Bir daha aşık olmak istemiyorum.'' diye
söylendi kendi kendine.Yerinden kalktığı gibi kendini en güvende
hissettiği yere koştu,Hogwarts'a gitti.
Okul yeniden başlıyordu.Severus Hogwarts'da olmakdan çok mutluydu,ve
Güneşin, kara bulutlardan kurtulup
yüzünü nihayet göstermeye başlamış olduğu bir sonbahar
sabahıydı.Annesinin onu sıcacık yatağından kaldırması her ne kadar
sinirini bozmuş olsa da Severus, üstünü değiştirmeye çalışıyordu.Birden
kapı açıldı ve içeri annesi girdi.


''Daha giyinmedin mi? Severus, sen beni öldüreceksin.'' oğluna sert sert bakan genç
kadın elinde kaşıkla odaya kadar gelmişti.Belli ki kahvaltı hazırdı.


''Anne... neden kapıyı
çalmayı denemiyorsun?''
üzerine beyaz bir t-shirt geçiren Severus,yüzünü gelişi güzel yıkarken devam etti.
''Kahvaltı hazır mı anne?''


''Evet hazır küçük bey .'' hala sinirli gözüken genç kadın devam etti,''Şu işe bak,
bana yardım etmen gerekirken- Ayrıca neden bu oda savaştan çıkmış gibi
dağınık?''


''Bende seni çok seviyorum
anne.''
Severus kıkırdayarak aşağı inerken, hayal meyal annesinin,
onun arkasından bağırıp çağırdığını duymuştu.Yine her zamanki gibi
babası, elinden düşürmediği gelecek postasını okurken, sıcacık çayını
yudumluyordu,diye hayal etti.

.............................................................................

Wisthwooth kasabasının neredeyse her tarafı çiçek
doluydu.Severus sokakta kollarını kavuşturmuş yürürken, tanıdığı ama
çıkartamadığı bir kız çocuğunu görmüştü.Yanına doğru yaklaşırken,
içindeki endişe kalbini daha da çok daraltmaya başaldı.
''Merhaba... sizi tanıyor muyum?''


Sert siması birden gülümseyen melek şeklini aldı.''Hayır sanmıyorum, buraya yeni taşındık.Ben Dakato Lily Armstrong'' elini Severus'a doğru uzatırken yüzünde
anlaşılmaz bir ifade vardı.


''Merhaba, ben de Severus... Severus Cyrus.''kızın elini sıkarken
birilerinin kalbinden birkaç parça kopardığını hissetmişti.


Derken uzun boylu rüzgarda dalgalanan saçları, gözleriyle
etrafa ışık saçan yakışıklı bir çocuk gelip elini Dakato'nun
omzuna attı.
''Hayatım, heryerde seni
aradım, demek burdasın.''


Severus yüz şekli ani geçiş yaparken, içinde oçocuğu arzusunun nasıl alevlendiğini hissediyordu.Hep beğendiği
kişilerin geri zekalı budala sevgilileri çıkıyor, bu onu deli
ediyordu.Çocuğun suratın yumruk atmamak için kendine hakim olmaya
çalışırken konuşmaya devam etti.Sanki kız arkadaşı yokmuş gibi yapmaya
çalışıyordu.
''Biryerlere gidelim mi? Ne
dersiniz?''


''Üzgünüm,ama Dakato ve ben sinemaya-''

''Sana fikrini sorduğumu
hatırlamıyorum.''
ölümcük bakışları daha da derinleşirken eve
gitmesi gerektiğini düşünmeye başlamıştı.


''Hadi Dakato, zamanımızı beş para etmez bir çocuğa
harcayamayız.''


''Seni Pislik...''Severus çocuğun suratına bir yumruk geçirirken ne yaptığının yeni yeni
farkına varmıştı.Çocuk gözünü açamazken, Severus gülmemeye çalışarak oradan
uzaklaştı.Tek söylediği şey ''O bunu
HAKETTİ!!!''
lafı oldu...

Çok büyük bir zevkle yazdım,umarım beğenirsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Neytiri Omaticaya
Kofti
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 52

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Severus Cyrus   2/5/2010, 22:40

Betimleme 5/15
Akıcılık 3/10
Yazım İmla 3/5
Hayal Gücü 4/10
Uzunluk 10/10

Toplam; 25
.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Severus Cyrus

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Kutusu Arşiv -
Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak