Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

James Karle

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
James Karle
Engellenmiş Kullanıcı


Erkek Mesaj Sayısı : 1
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Cesur...
Savaş Tarafı : ZAY
RP partneri : Şimdilik yok.
Kan Durumu : Melez
Ruh Hali :

MesajKonu: James Karle   28/4/2010, 17:05

Büyüleyici siyah bir kuş pencerenin önünden huşuyla geçiyordu. Onun
havada süzülüşünü izlemek insanın üzerine inanılmaz bir mutluluk
salıyordu. Uçmak, özgür olmak. James bu duyguyu hissetmeyeli epey
olmuştu. İçindeki isyankâr ruh çığlıklarla hemen Quidditch sahasına
gitmesini istiyordu. Bu mutluluğu teninde tekrar hissetmek bedenini
kapladığını görmek istiyordu. Mutsuzlukla dışarıdaki havaya baktı.
Sabahın tüm güzellikleri ve Ekim' in tüm kasvetini toplamış James'i isyana davet ediyordu. Bugün Ekim'in son günüydü ve belkide bir kaç ay
içinde görebilecekleri son güneşli gündü. Gözlerinde elle tutulabilir
bir mutsuzluk vardı. Kendini hapsedilmiş gibi hissediyordu. Özgürlüğü
kısıtlanmıştı. Tek görüş günleri ise Çarşamba'larıydı. Onun da gelmesine
daha 4 gün vardı. Henüz Quidditch maçları da başlamamıştı. Ruhu
sıkılıyordu. Kalbide ona eşlik eder gibi az atmaya başlamıştı.
Damarlarında kanının akmasını sağlamanın tek çaresi vardı. Vücuduna hava
desteği vermek. Pencerenin yanındaki koltuğu ayaklarıyla iterek
doğruldu. Vücudunda somut bir istek dolaşıyordu. Yaşamasının tek
çaresinin ne olduğunu bilen ölüme mahkûm bir tutuklu gibiydi.
Yatakhaneye ilerleyerek yatağının yanında komodinin kenarına koyduğu
süpürgesini aldı. Süpürgesinin pürüzsüz sapını elinde dolaştırırken
ateşin vücudunda kalbine doğru ilerlediğini hissedebiliyordu. Gözlerinde
kimsenin anlam veremeyeceği bir ışık parıldıyordu. Bunu sadece bir
Quidditch Oyuncusu anlayabilirdi. Süpürgesinin ucuna altın harflerle
işlenmiş yazıya baktı;
"Ateşoku". Yüzündeki
gurur ve kibir karışımı duyguyla yatakhanenin soluk kahverengi kapısını
açarak ortak salona ilerledi. Ateşokunu aldığı günü hatırlıyordu. Öyle
mutluydu ki. Daha önce hiç şeker yememiş bir çocuk gibi ilk kez
süpürgeye bindiğini hissetmişti. Daha önce hiç bu kadar muhteşem bir
hediyesi olmamıştı. Şimdilerde pek rövanşta bir süpürge olmasa da o
günlerde alabilmek için dükkânın önünde kuyruk olurdu. Ateşoku gibi bir
kaç süpürge daha çıkmıştı. Ama Ateşokları popülerliklerini hep
korumuştu. Hala en çok kullanılan süpürgeler arasındaydı. James onu
ellerinde kırılacak bir eşya gibi taşıyarak portre deliğinden tırmandı.
Giriş Salonundaki araziye açılan büyük ve ihtişamlı kapıya doğru
ilerledi. Heyecanlı bir kalabalık onu içine çekmeye hazır gibiydi. Ama o
onlara aldırmadan arazinin muhteşem havasıyla ciğerlerini doldurdu.
Herkes bu akşam ki balo için heyecanlıydı. Durmadan kostümleri ve
saçları hakkında konuşuyorlardı. James onları duymamaya çalışıyordu.
Çünkü kendisi de onlar gibi baloya hazırlanmalıydı ve bu süreç onun
havada kalacağı zamanı daraltıyordu. Diğerleri gibi heyecanlı değildi.
Ama etrafa yayılan söylentilere göre şimdiye kadar ki en muazzam balo
olacaktı. Bu Cadılar Bayramı Büyük Salon' da kutlanmak yerine Balo
Salonunda kutlanılacaktı. James bunu duyduğunda söylentilerin gerçek
olabileceği kanısına varmıştı. Balo Salonu, içinde her türlü gösteriyi
sağlayabilecek kadar büyüktü ve çeşitli sihirlerle donatılmıştı. James
en son Balo salonuna girdiğinde ne için orada bulunduğunu hatırladı;
Savaşta ölen kahramanlar için yas töreni. Balo ağlıyor gibi görünüyordu.
Slytherin'lerin bile üzüldüğü görülebiliyordu. Ki bu odanın sihrinin
bir parçası gibi görünüyordu. Oda kendini içindeki kutlama ve anma gibi
törenler için hazırlıyordu.

Gecenin nemiyle ıslanmış çimleri
ezerek Bekçi kulübesinin arkasındaki patikadan Quidditch sahasına
ilerliyordu. Yasak Orman çekiciliğini ve gizemlerini kullanarak
insanları içine çekmeye çalışıyordu. Öğrenciler arazinin ıslaklığına
aldırmayarak çimlere yayılmıştı. James'de onlar gibi bu ortamın
etkisindeydi. Öğleden sonraki dersler iptal edilmişti. Ki bu da bu
Cadılar Bayramı' nın Hogwarts' ın tarihine geçeceğinin bir kanıtıydı.
Ayaklarının altında ezilen çimlerin seslerinin dışında sessizlikle
Quidditch Sahasına ilerledi. Artık adımlarını çamurlaşmaya başlamış
toprakta atıyordu. Vücudunu kaplayan bir sıcaklık ellerine doğru
ilerledi ve Ateşokunu istemsizce kaldırmasını sağladı. James Ateşokuna
atladığında tüm hapsedilmişliğinin üzerinden gittiğini hissetti. Neşeyle
çığlık attı. Hava onu sevinçle kucaklamıştı. Gökyüzüne doğru hızla
uçtu. Ateş oku hızlandıkça o sesini daha da yükseltiyordu. Gülümseyerek
Tutucu çemberlerinin içinden geçti. Kahkahalarıyla sarsılan Quidditch
sahası onu bırakmaya niyetli değildi. O da onu. Elinde olmadan
gülümseyip çığlıklar atarak Ateş okunun havayı yararken çıkardığı
sesleri kuvvetlendiriyordu. O kendini kaybetmişken saatinin tik
taklarını duyamıyordu. Zaman gittikçe ilerliyordu. Bir saat sonra
Cadılar Bayramı Balosunun başlayacağının farkında bile değildi. Nefes
almak ve vücudunu dinlendirmek için havada birkaç saniyeliğine
durakladı. Beyninde biraz önce ona buraya gelmesini söyleyen şimdi ise
kızgınlığa bürünmüş bir ses saate bakmasını söylüyordu. İstemsizce sol
elini kaldırıp kıyafetinin kapattığı saati gün ışığına çıkardı. Gözleri
dehşetle açıldıktan bir saniye sonra yere dalışa geçti. Toprağı ezerken
gittikçe hızlanıyordu. Artık koşmaya başlamıştı ki arazinin bittiği
noktaya, Hogwarts kapısına vardı. Arazinin havasını son bir kez
ciğerlerine çekerek Hogwarts’ın heyecan kokan havasına daldı. İnsanlar
telaş içinde koridorlarda koşturuyordu. Birçoğu kıyafetlerini giymişti
bile. James onların yanından geçerken büyük bir tezat oluşturuyordu.
Diğerleri kostümlerini üzerine geçirmişken o terli eşofmanlarıylaydı.
Koridor boyunca koşup ortak salonuna vardı. Ev cinlerinin telaşlı
sesleri duyulabiliyordu. Portre deliğini hızla açarak içeriye daldı.
Arkadaşlarından bazıları ona şaşkınlıkla seslenirken o elini aceleyle
sallayarak yatakhaneye koştu. Dün gece hazırladığı kıyafeti gardıropta
asılı duruyordu. Ama önce sıcak bir duşa girmeliydi. Buna zamanı yoktu.
Bildiği tüm sihirleri zihninde gözden geçiriyordu. En sonunda sık
kullanılan bir sihir aklına geldi.
Asasını vücudunun etrafında
gezindirerek
; "Aklapakla" diye
mırıldandı. Vücudundaki kirler vantuzla emilirmiş gibi asasının içine
ilerlerken o temizlendiğini hissediyordu. Şimdi temizlenmiş olan
vücuduna en sevdiği parfümünü sıkarak kıyafetini giyindi. Saçları
kendisinden geçmiş gibi görünüyordu.

Adımlarını kendinden emin
bir şekilde ortak salona çevirdi. O içeriye girdiğinde birçok bakışı
üzerinde hissedebiliyordu. Utangaç bir gülümseme suratını kaplarken
çekingen bir şekilde portre deliğinden tırmandı. Bu kıyafetle çok zor
oluyordu. Aslında kesimi kolay hareket edebilmeyi sağlıyordu. Ama James
böyle bir kıyafeti ilk kez giyiyordu. Kendini şimdiye kadar hiç
olmadığı gibi hissediyordu; Yakışıklı ve çekici. Koridorlardan geçerken
bakışlar üzerine çevriliyordu. Suratının kırmızıya dönüştüğünü
hissedebiliyordu. İçinden Keşke bu olmasa diye diliyordu. Ama bu gecenin
böyle geçeceği belliydi. Ona yüzyıllarmış gibi gelen birkaç dakika
sonra Balo Salonunun kapısı gözüktü. Salonun ışıklandırması koridora
yansımıştı. Daha salona girmeden içini bir heyecan bürüdü. Salon bitene
kadar görevlilerden başka kimse görememişti. Birçok kişi içeri akın
ediyordu. James kapıdan içeriyi adımladığında nutkunun tutulduğunu fark
etti. Hogwartsta daha kaç tane sürpriz yaşayacaktı. Hayatı boyunca hiç
böyle bir görkem görmemişti. Zorlukla yutkunarak etrafına bakınıyordu.
Keşke 10 tane gözüm olsaydı diye düşündü. Çünkü etrafı bir an önce
gözlemleyebilmeyi istiyordu. Oda siyah ve kırmızının aşkıyla döşenmişti.
Salonun ışıklandırması on metre yukarıda süzülen oyulmuş devasa
balkabaklarının içinden gelen ışıkla yapılıyordu. Masalar oyulmuş devasa
balkabakları şeklinde dizayn edilmişti. İnsanlar içine girip
oturabiliyorlardı. Siyah perdeler pencerelerin etrafından dolanıyor ve
odayı bir çadıra dönüştürüyordu. Dans pisti salonun büyük bir kısmını
kaplıyordu ve dans pistinin üzerinde muazzam bir ışıklandırma vardı.
Burayı Muggle'ların deyimiyle; bir Diskoya dönüştürmüşlerdi. James
şaşkınlık içinde masalardan birine geçti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

James Karle

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Kutusu Arşiv -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak