Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

Cümleyi uzat

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Medivh Dearden
Yaratıcı & DM
Yaratıcı & DM


Erkek Mesaj Sayısı : 1648
Yaş : 35
En belirgin özelliği : Beynini yüzdesel kullanmaması.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Cümleyi uzat   1/4/2010, 17:56

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim.
_________________
` If I kissed you,
would you cherish that moment?
` If I needed to scream,
would you do it with me?
` If I hugged you,
would you never let go?
` If I needed to go,
would you come with me?
` If I fell for you,
would you catch me?
or just let me hit the pavement?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aurelia Seydoux
Slytherin IV. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 779
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Sırıtkanlığı! xD
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Kovalayıcı.
Asa : Careless Smartest.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   2/4/2010, 15:59

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle...

_________________
aslında imzam var ama sen göremiyosun. :A asgfksjgkl
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/adrea
Stevie Owen Blake
Gryffindor II. Sınıf
Gryffindor II. Sınıf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 861
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Cesareti.
Savaş Tarafı : Tarafsız olmayı tercih eder, başkaları için savaşmaz.
RP partneri : Cynthia Monica Maddlyn.
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Kovalayıcı.
Asa : The source of courage.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   2/4/2010, 18:47

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm...
_________________

Pessimist sees only the tunnel, optimist sees the light at the end of the tunnel, with a realistic light the tunnel he sees me next train.


***Cynthia~Owen***
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Doutzen Beha Grenedau
Ravenclaw I. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 188
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
47/50  (47/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   2/4/2010, 18:49

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam
mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç
fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam
edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı
öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra
umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol
arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş
oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem
aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani
asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de
aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte
başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam
fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi
nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım
hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o
da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir
çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka
bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil
ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca
galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir
şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok
ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim
bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz
bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede
benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha
dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve
bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve
hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem
olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı
sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman
inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez,
dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi
güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir
de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada
kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim
oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı
ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe
konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı
ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve
kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü
bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin
farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından
bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı
bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde
film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve
hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an
için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin
anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya
başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye
başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden
dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak
beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez
daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra
merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum
derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden
yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme
gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine
aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7
saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların
arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya
başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama
gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını
çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden
moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden
Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben
de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken
Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve
ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu
kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael
Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı
gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi
ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm.Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cynthia Monica Maddlyn
Gryffindor I. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 119
En belirgin özelliği : Dengesizliği.
RP partneri : Stevie Owen Blake.
Kan Durumu : Safkan.
Asa : The Sound Of Silence.

Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
42/50  (42/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   5/5/2010, 16:43

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam
mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç
fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam
edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı
öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra
umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol
arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş
oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem
aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani
asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de
aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte
başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam
fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi
nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım
hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o
da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir
çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka
bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil
ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca
galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir
şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok
ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim
bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz
bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede
benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha
dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve
bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve
hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem
olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı
sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman
inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez,
dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi
güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir
de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada
kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim
oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı
ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe
konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı
ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve
kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü
bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin
farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından
bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı
bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde
film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve
hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an
için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin
anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya
başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye
başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden
dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak
beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez
daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra
merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum
derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden
yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme
gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine
aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7
saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların
arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya
başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama
gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını
çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden
moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden
Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben
de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken
Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve
ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu
kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael
Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı
gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi
ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm.Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/monic
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   5/5/2010, 17:44

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam
mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç
fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam
edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı
öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra
umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol
arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş
oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem
aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani
asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de
aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte
başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam
fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi
nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım
hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o
da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir
çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka
bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil
ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca
galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir
şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok
ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim
bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz
bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede
benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha
dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve
bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve
hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem
olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı
sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman
inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez,
dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi
güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir
de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada
kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim
oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı
ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe
konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı
ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve
kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü
bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin
farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından
bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı
bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde
film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve
hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an
için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin
anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya
başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye
başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden
dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak
beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez
daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra
merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum
derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden
yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme
gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine
aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7
saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların
arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya
başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama
gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını
çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden
moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden
Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben
de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken
Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve
ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu
kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael
Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı
gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi
ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm.Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   21/6/2010, 19:33

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince

En son Marchelle Scwalkesz tarafından 21/6/2010, 19:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
C. Pénelope Maddlyn
Ravenclaw I. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 259
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Tipi =D
Savaş Tarafı : Kendim .;P
RP partneri : Ne gerek var şimdi ? .d
Kan Durumu : Safkandır, belki.
Quidditch Konumu : İzleyici?
Asa : ^^
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
23/50  (23/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   21/6/2010, 19:35

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri
alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da
aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin
değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin
oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık
şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman
öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve
saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler
ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın
oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar
gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime
işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/cpm-i
Stevie Owen Blake
Gryffindor II. Sınıf
Gryffindor II. Sınıf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 861
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Cesareti.
Savaş Tarafı : Tarafsız olmayı tercih eder, başkaları için savaşmaz.
RP partneri : Cynthia Monica Maddlyn.
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Kovalayıcı.
Asa : The source of courage.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   22/6/2010, 10:25

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince...
_________________

Pessimist sees only the tunnel, optimist sees the light at the end of the tunnel, with a realistic light the tunnel he sees me next train.


***Cynthia~Owen***
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
C. Pénelope Maddlyn
Ravenclaw I. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 259
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Tipi =D
Savaş Tarafı : Kendim .;P
RP partneri : Ne gerek var şimdi ? .d
Kan Durumu : Safkandır, belki.
Quidditch Konumu : İzleyici?
Asa : ^^
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
23/50  (23/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   22/6/2010, 11:12

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/cpm-i
Aurelia Seydoux
Slytherin IV. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 779
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Sırıtkanlığı! xD
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Kovalayıcı.
Asa : Careless Smartest.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   22/6/2010, 11:30

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp
_________________
aslında imzam var ama sen göremiyosun. :A asgfksjgkl
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/adrea
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   23/6/2010, 11:38

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Androméda Monica Belle
Dükkan Sahibi
Dükkan Sahibi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 34
En belirgin özelliği : Çatlak o. *-*
Savaş Tarafı : Tarafsız.
RP partneri : Yok.
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Eskiden kovalayıcıydı.
Asa : Yağmurun Dansı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
37/50  (37/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   23/6/2010, 13:06

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   23/6/2010, 13:48

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak halay çekmeye başladı derken
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Androméda Monica Belle
Dükkan Sahibi
Dükkan Sahibi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 34
En belirgin özelliği : Çatlak o. *-*
Savaş Tarafı : Tarafsız.
RP partneri : Yok.
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Eskiden kovalayıcıydı.
Asa : Yağmurun Dansı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
37/50  (37/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   23/6/2010, 15:52

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor hemen gidip
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
C. Pénelope Maddlyn
Ravenclaw I. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 259
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Tipi =D
Savaş Tarafı : Kendim .;P
RP partneri : Ne gerek var şimdi ? .d
Kan Durumu : Safkandır, belki.
Quidditch Konumu : İzleyici?
Asa : ^^
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
23/50  (23/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   23/6/2010, 16:48

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor hemen gidip insanlık görevimii yaptım yani onun ölmesine yardımcı oldum kim acı çekmesini isterdi ki tam onun ölmesine yardımcı olurken ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/cpm-i
Chelsea Quixie
Gryffindor III. Sınıf
Gryffindor III. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 23
En belirgin özelliği : Artık her özelliği belirgin :A
Savaş Tarafı : Onun tarafı belli kendi seçimi değil
RP partneri : Kevin
Kan Durumu : Melez.
Quidditch Konumu : Top atıcı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
42/50  (42/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   27/6/2010, 18:55

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor hemen gidip insanlık görevimii yaptım yani onun ölmesine yardımcı oldum kim acı çekmesini isterdi ki tam onun ölmesine yardımcı olurken kapı çaldı...
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
C. Pénelope Maddlyn
Ravenclaw I. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 259
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Tipi =D
Savaş Tarafı : Kendim .;P
RP partneri : Ne gerek var şimdi ? .d
Kan Durumu : Safkandır, belki.
Quidditch Konumu : İzleyici?
Asa : ^^
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
23/50  (23/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   27/6/2010, 22:21

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor hemen gidip insanlık görevimii yaptım yani onun ölmesine yardımcı oldum kim acı çekmesini isterdi ki tam onun ölmesine yardımcı olurken kapı çaldı ve içeri Daniel girdi aslında hayal de olabilir ama bence öyleydi ve sonra
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/cpm-i
Stevie Owen Blake
Gryffindor II. Sınıf
Gryffindor II. Sınıf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 861
Yaş : 22
En belirgin özelliği : Cesareti.
Savaş Tarafı : Tarafsız olmayı tercih eder, başkaları için savaşmaz.
RP partneri : Cynthia Monica Maddlyn.
Kan Durumu : Safkan.
Quidditch Konumu : Kovalayıcı.
Asa : The source of courage.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   10/7/2010, 19:32

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez, dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7 saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor hemen gidip insanlık görevimii yaptım yani onun ölmesine yardımcı oldum kim acı çekmesini isterdi ki tam onun ölmesine yardımcı olurken kapı çaldı ve içeri Daniel girdi aslında hayal de olabilir ama bence öyleydi ve sonra garip bir tümsek...
_________________

Pessimist sees only the tunnel, optimist sees the light at the end of the tunnel, with a realistic light the tunnel he sees me next train.


***Cynthia~Owen***
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sheila Rebecca Ixdiór
Ravenclaw IV. Sınıf
Ravenclaw IV. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 1559
Yaş : 23
Savaş Tarafı : bye
RP partneri : bye
Kan Durumu : bye
Quidditch Konumu : bye
Asa : bye
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
41/50  (41/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   12/7/2010, 16:19

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam
mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç
fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam
edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı
öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra
umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol
arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş
oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem
aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani
asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de
aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte
başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam
fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi
nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım
hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o
da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir
çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka
bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil
ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca
galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir
şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok
ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim
bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz
bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede
benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha
dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve
bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve
hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem
olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı
sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman
inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez,
dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi
güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir
de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada
kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim
oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı
ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe
konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı
ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve
kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü
bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin
farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından
bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı
bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde
film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve
hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an
için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin
anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya
başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye
başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden
dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak
beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez
daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra
merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum
derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden
yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme
gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine
aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7
saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların
arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya
başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama
gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını
çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden
moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden
Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben
de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken
Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve
ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu
kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael
Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı
gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi
ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri
alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya
çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını
düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla
beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna
bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar
gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın
kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü
bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki
ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de
kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye
çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an
onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango
Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına
geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması
beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp
piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına
tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine
doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor
hemen gidip insanlık görevimii yaptım yani onun ölmesine yardımcı oldum
kim acı çekmesini isterdi ki tam onun ölmesine yardımcı olurken kapı
çaldı ve içeri Daniel girdi aslında hayal de olabilir ama bence öyleydi
ve sonra garip bir tümsek gördüm ve çığlık atmak...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Chelsea Quixie
Gryffindor III. Sınıf
Gryffindor III. Sınıf
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 23
En belirgin özelliği : Artık her özelliği belirgin :A
Savaş Tarafı : Onun tarafı belli kendi seçimi değil
RP partneri : Kevin
Kan Durumu : Melez.
Quidditch Konumu : Top atıcı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
42/50  (42/50)

MesajKonu: Geri: Cümleyi uzat   4/8/2010, 12:35

Ben öldüm aslında ama bence ölmemiş olsam
mantıken saçma olsa da ölüm güzel kokmaz sanırdım ve yanıldığımı hiç
fark etmemiş olsam da bir gün öleceğimi biliyorum ve eğer böyle devam
edersem saçma konuştuğum belli olucak ama yine de en iyisi zürafayı
öldürerek bunu belli etmek ile etmemek arasında karar verdikten sonra
umursamamak için devam etmek isteyebilirken insanlar ben farklı bir yol
arıyor gibi gözükebilir ama objektif olmak gerekirse çok fazla konuşmuş
oluyorum ve bu kadar konuşmak sağlığa faydalıymış gibi hala devam etmem
aptalca ama zaten bu benim işim bilirsiniz işte alışkanlıklar falan yani
asla vazgeçemem bu şizofrenik durum beni saçma biri gibi gösterse de
aslında ben gerçekten saçma biri olabilirim ve kendimi kabul ettirmekte
başarısız olmaya devam etmek hiç de kolay sayılmaz son günlerde kafam
fazlasıyla dağınık ama bu çizgifilm karakteri benim değilken kendimi
nasıl teselli edeceğimi bilmesem de yine de korkuyordum ve sanırım
hayattan nefret etmemekte sakınca bulmak garip bir duyguymuş demek ki o
da sarımsak gibi davranıp bir aptal olduğunu kabul etmemekten başka bir
çözüm yolu bulamazsa yine kendini daha kirlenmiş hissetmekten başka
bahaneler üretip durarım fakat ne dediğimi çözemeyip kafayı yersen bil
ki suç sende değil bende hem daha cola'mı bitirmedim bu çok aptalca
galiba evet belki öyledir ama yine de cola'mı bitirmeden seninle hiçbir
şekilde iletişim kurmayı düşünmemekle beraber ilgili hiçbir planım yok
ve ölmek hakkında dandik ve spastik düşüncelerimin çoğunluğu benim
bilinçaltımı oluşturuyorsa bilinçaltımın tamamen çökük olduğunu bariz
bir şekilde ortadadır ve aynı zamanda çok komik bir yapıdadır ama yinede
benim bilinçaltımın böyle oluşundan lacivert tavşanımın siyaha
dönüşmesi sonucu kırmızı kedim kıskanç bir tavır sergilemeye başladı ve
bu kara dinazorumu çıldırtıyor ama küçük zürafam-ı hiç etkilemiyor ve
hayvanlarımı bir kenara bırakıp konumuza dönersek benim hayavanat bahçem
olmadığını da öğrenebiliriz, sonuçta ben hayvanım ve ben bir sarı
sineğim yine de uçan eşek olduğumu inkar ederim ama yinede hiç bir zaman
inek olduğumu anam bile bana söylemez, çünkü o ölü inekleri sevmez,
dolayısıyla ben de anamın ineğe gösterdiği sevgiyi kıskanıp ineği bi
güzel dövüyordum ki annem gelip ineği deterjanla yıkamaya başladı, bir
de baktım ki anacığım ineğin üzerine kaynar suyu boşalttı. Tam o sırada
kesinlikle haşlanmıştır bu zavallı hayvan dedim ve inadına devam ettim
oyunları doldurmaya çalıştım aslında tek amacım milleti canlandırmaktı
ama sonradan bunun çok gıcırtılı bir iş olduğunu anladım ve zottirikçe
konuşmaya başlayacakken gördüğüm bir mor kokarca yüzünden burnum kaşındı
ve tam hapşıracakken duyduğum sesle merdivenlerden yuvarlanmış ve
kafamı buzdolabının kapağına sıkıştırmışken kafama düştü ama ne düştü
bilmiyorum da nedense sümüklerim akmaya başladı ben de acı gerçeğin
farkına vardığımı anlayıp üstüme pembe fırfırlı şöyle en havalısından
bikini üstü aldım. Ertesi gün ise denize gitmek içie pembe fırfırlı
bikimi giydim; denizde üstüme meteor düşünce hayatım gözlerimin önünde
film şeridi gibi geçti derken canlandım derkene cennette olduğumu ve
hurilerle olduğumu anlamadım aslında çünkü bu çok saçmaydı ki, bir an
için 'belki de doğrudur' dedim ve bir ufo yapmaya başlayıp cennetin
anasını avradını devam ettirmek için uğraşınca yine saçmalamaya
başladığımı fark edip umutsuzluğa kapılarak frambuazlı dondurmamı yemeye
başladım ve üstüme kustuktan sonra banyoya gitme geraği hissetmeden
dışarı çıktım ve nereye gideceğimi düşünmeye başlayıp hayallere dalarak
beyin travması kafama bi' tane çaktıktan sonra, bir ufo gördüm bir kez
daha, gözlerimi ovuşturup kafamı silkeledim, bakkala doğru koştum sonra
merdivenlerden yuvarlandım o sırada da yuvarlak olmadığımı düşünüyordum
derken birden benim arkamdan onlarca frambuazlı dondurma merdivenlerden
yuvarlanmaya başladı bunun üzerine ben de...ağzımı kocaman açıp üstüme
gelen franbuazlı pastaların pembe fırfırlı bikinimi kirletmesine
aldırmadan yemeye başladım, ama başladığıma pişman oldum, çünkü... 7
saniye 15 salise sonra evleniyordum, hemen...Franbuazlı pastaların
arasında çıktım ve üstümdeki fırfırlı bikinilerimi çıkartıp koşmaya
başladım sonra çıplak olduğumu farkedip bir gelinlikçiyi soydum ama
gelinlikçinin üstünde gelinlik olmadığı için yok olmanın cezasını
çekmedim çünkü yok olmamıştım ama bunun yerine tanrıça aphrodite benden
moonwalk yapmamı istedi. Tam moonwalk'a başlayacakken gökyüzünden
Michael Jackson indi, omg! heyecandan sümüklerim akmaya başlamıştı ben
de mecburen...sümüklerimi yemeye başladım, tam sümüklerimi yerken
Michael Jackson yanıma gelip bana tokat attı, o sırada fırtına çıktı ve
ben Michael Jackson'u öpmeye başladım. Michael Jackson bana namusunu
kirlettiğim hakkında vaaz verirken..."kes lan" diye bağırdım, Michael
Jackson da "özür dilerim, beni affet" diye bağırdı. Ben de bıyıklarımı
gösterip 'Ölümü tadacaksın Brütüs' diye cevap verdim. Takma dişlerimi
ağzımdan çıkardım ve hiddetle öksürdüm. Şimdi biz saatleri bi saat ileri
alıyoruz, hoop bi saat geri alıyoruz demeye çalışarak ne yapmaya
çalıştıklarını anlayamasam da aslında ne kadar akıllı olduklarını
düşünmeye çalışıyorum ve iklimlerin değişmesiyle ilgili olduğunu ummakla
beraber yine de bu saatlerin oynanması olayının hoşuma gitmesi şuna
bağlı ki; yaz geldiğinde kısacık şortlarımızı giyip akşam 8e kadar
gezebiliyoruz ama kış olduğu zaman öyle bir şey yok zaten de kışın
kısacık şortları giymek saçma olurdu ve saat 8e kadar oturamazdın çünkü
bayağı akşam olmuş olurdu böylece öcüler ortaya çıkmış olurdu tabii ki
ama belki de çıkmazdı lâkin Tanrı'nın oyunlarından biridir belki de
kader bize yaz geldiği zaman 8e kadar gezme mesajını vermeye
çalışıyordur derkene adamın birinin üzerime işediğini fark ettiğim an
onun da kafasına kuş kakasını yaptı ve adam Nimet Abla Milli Piyango
Daire'sine gidip çeyreğin çeyreği bilet aldı akşam tvnin karşısına
geçince nekadar yorulmuş olduğumu fark edip duşa girince suyun akmaması
beni deli etti ve bornozumu giydiğim gibi tekerlekli vuvuzelama atlayıp
piyango dairesini bastım ve bütün küçük topları adamların ağzına
tıkıyordum ki içeri başka bir adam girdi tabancasını şişelerden birine
doğrultarak halay çekmeye başladı derken bir baktım yerde ölü yatıyor
hemen gidip insanlık görevimii yaptım yani onun ölmesine yardımcı oldum
kim acı çekmesini isterdi ki tam onun ölmesine yardımcı olurken kapı
çaldı ve içeri Daniel girdi aslında hayal de olabilir ama bence öyleydi
ve sonra garip bir tümsek gördüm ve çığlık atmak istedim ama sustum çünkü
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Cümleyi uzat

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Out -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog