Dementor's Kiss


 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

Canoros Remus Watson - Satranç

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Canoros Remus Watson - Satranç   1/12/2009, 19:58

BÖLÜM 1: KOLYELER



13.05.1999

Uçak, gürültülü bir şekilde harekete geçmişti. Dışarıdaki çoğu büyüklerden oluşan topluluk, pencereden kendilerine bakan insanlara ellerini sallıyorlardı. Denizin üstünde uçan martılar çığlıklarıyla çağırıyordu kendilerine atılan simit parçalarını. Kimi insanlar hüzünlüydü, kimisinin yüzünde umut vardı, hayalleri gözlerinden okunuyordu. Annesinin kucağına tünemiş küçük bebek ise şaşkındı, doğal olarak bu kargaşaya anlam verememişti. Ben ise mutluydum, ilk kez biniyordum uçağa, hem de daha on bir yaşındaydım. Babamla beraber kısa süreliğine geldiğimiz ABD’den memleketimize, Fransa’ya geri dönüyorduk.

Babamı çok seviyordum, benim her zaman yanımda olan tek kişiydi. Annem ölmüştü. Arkadaşı bırakın, daha bir kardeşim bile yoktu. Tek çocuktum, yaşamım boyunca. Ve her zaman yanımda olan kişi oydu, babam. Henüz otuz iki yaşındaydı, oysa şimdiden saçına kar gibi düşmüştü al saç parçaları. Gülünce elmacık kemiklerinin yanları kırışırdı. Mavi gözler, her zaman parlardı, dolgun dudaklarının arasından bir kez bile kötü kelime döküldüğünü duymamıştım. O, çok iyi bir insandı.

Artık uçak yükselmişti, büyük bir hızla ilerliyorduk Atlas Okyanusu’nun üstünde. Aşağıya baktım bir anlığına, ayaklarımın altında serili kocaman mavi halıya baktım. Güzelliğiyle sarhoş oldum adeta, soğuk bir dalga sertçe yüzüme çarpmış gibi sarsıldım. Artık gerçekten çok yükselmiştik, buradan o kocaman Amerika’yı bile görebiliyordum. Gözlerim Fransa’yı aradı, fakat onu görebilmem için ön camdan bakmam gerekiyordu. Üzülmedim, az sonra oraya ulaşacaktım. Arkadaşlarıma, tekrar onlarla oyun oynayacaktım.

Aniden kulaklarımı dolduran patlama sesi, uçakta büyük bir paniğe yol açmıştı. Neler olduğunu anlamak için babama baktım, bir an o da şaşırmıştı; ama bakışlarının altında başka bir şey de var gibiydi. Uçağın burnu hızla yere doğru eğildi, tam karşı koltuğun arkasına uçacaktım ki babam kolumu yakaladı. Sesini bu gürültü arasından duymak zordu:

“Jack, beni merak etme, tamam mı?”

Ben daha ne olduğunu bile soramadan hızla Pilot bölümüne ilerledi. Bu arada Atlas okyanusu gittikçe büyüyordu, son kaçınılmazdı, okyanusun dibini boylayacaktık! Vücudumdaki panik dalgası aşırı adrenalini de tetiklerken insanların çığlıklarını daha fazla duymamak için kulaklarımı kapattım. Artık yerden sadece on metre kadar yüksekteydik. Gözlerimi kapattım, ve sonumu bekledim.

Kulaklarımı büyük bir gürültü ile çınladı, soğuk tüm bedenimi sararken merakla açtığım gözlerim tuzla yandı. Kendimi kontrol edip gözlerimi tekrar açtığımda, aniden aklıma gelen şey akciğerlerimdi, nefessiz kalmaya ne kadar dayanabilirdim? Ölüm neden bu kadar erken olacaktı benim için? Ölmek istemiyordum, ben daha küçük bir çocuktum. Ama hayır, ölmemek için elimden geleni yapacaktım, bir anlamı olmasa da. Hızla kulaç atmaya başladım babamın gittiği pilot odasına. Kapı açıktı, görebiliyordum, öte yandan akciğerlerimi parçalamaya niyetli zehirli gaz beni zorluyordu, ölecektim. Son bir gayret bir kulaç attım, ve son bir kulaç. Sol elimle kapının kolunu yakaladım, ama nafile, gözlerim kararmaya başlamıştı bile. Ölüm hiç olmadığı kadar soğuktu, normal bir insan için oldukça kısa olan yolculuğum sona eriyordu işte. Sağ elimi göğsüme yapışmış, inci kadar beyaz kolyeye götürdüm. O kolye benim hayattaki her şeyimdi. O babamın bana verebileceği en önemli şeydi. Oysa çok varlıklıydık; fakat babam, bana bu kolyeden daha yararlı bir hediye olamayacağını söylemişti. Artık başım iyiden iyiye dönüyor, gözlerim kararıyordu. Son olarak bir çift gözün ışıltısını görmüştüm. Ağzımı açtım konuşmak için, fakat içine dolan sular boğdu beni. Kolumu birinin yakaladığını hissediyordum, ne fark ederdi ki. Benim için bir oyundan ibaret olan hayat… bitmişti.




Devam edecek…

En son Canoros Remus Watson tarafından 1/12/2009, 21:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Sonja Sodeaux
Slytherin III. Sınıf


Kadın Mesaj Sayısı : 3571
Yaş : 22
Kan Durumu : Melez.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   1/12/2009, 21:18

etkileyici... merak ettim
_________________
the bitch is back.
-xoxo london
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   1/12/2009, 21:28

Ekleyeyim 1. bölüm devam edecek xD Yorumun için teşekkürler Cansu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   1/12/2009, 21:31

Delacroix Lexié Ixdiór demiş ki:
etkileyici... merak ettim
+ Thomas Watson yazıyooo. xP
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   1/12/2009, 21:34

xD Ben de alışamadım ki yeni ismime. Düzeltiyorum şimdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   1/12/2009, 22:32

...

Gecenin içinden gelen baykuş sesleri, iki katlı ahşap kulübenin hemen yanından akan ırmağın şırıltısı yüzünden duyulmaz bir hal alıyordu, oysa beynime kazınmış olan o anımın ardından beni ürpertmeye yetmişti. Emindim, hayatımdaki en kötü gün o gündü, en karanlık, en soğuk, en korkutucu, en kalıcı… Mucize eseri kurtulmuştum, babam olduğunu düşündüğüm bir adam sayesinde. Beni kolumdan tutup hemen yüzeye çıkarmış olmalı; arama kurtarma ekipleri, beni birkaç dakika sonra su yüzeyinde sırtüstü yatar halde bulmuşlar. Ve uçak enkazı… gariptir ki ardında bir görgü tanığı dışında hiçbir iz bırakmaksızın ortadan kaybolmuş. Ve o görgü tanığı ben oluyorum işte, gerçi bu anları görmek yerine kör olmayı yeğlerdim.

Her nefes alışımda acıdığını hissediyordum akciğerlerimin, o anı yeniden yaşıyor gibiydim. Gözlerim yaşarmıştı, elimle kapı kolu yerine, duvardan destek almıştım bu sefer. Ve sağ elim yine kolyeme gitmişti, babamdan kalan tek varlıktı o, kolyem.

Tam on yıl sonrası, yirmi bir yaşındaydım şimdi. Değiştim, değişilemeyecek kadar, on yılda değişilemeyecek kadar değiştim. Okuluma inanılmaz bir şekilde asıldım, bu kaza nasıl bir ilham kaynağı olabilirdi, onu da anlamış değilim. İnsan her an her şey olabileceğini bildiği zaman, hayatını yaşamak ister, ölmeden önce dilediği her şeyi yapabilmek ister. Derslerin gençlerin eğlence alanına gireceğini sanmıyorum. Bunun o kazadan çok, babamın yokluğunda tek başıma ayakta durabilme hırsı olduğunu düşünüyorum.

Bunun dışında duygularım daha yoğunlaştı, gözlemleme gücüm arttı, anı her ayrıntısıyla yaşamayı öğrendim. Ağlarken hüznü, gülerken mutluluğu en dolgun haliyle yaşamayı öğrendim. Araştırma yapmaya başladım.

Araştırmadığım çok az şey kalmıştı. Bunlardan biri ise, araştırmaya korktuğum, beni acı anılara götüreceğinden yüzleşmekte tereddüt ettiğim, boynumda asılı olan varlıktı, babamın kolyesi. Kolyeyi boynumdan hızla çıkardım, ve incelemeye başladım. İnci kadar beyaz ve parlak, ellerini karnında kavuşturmuş kılıcını tutan bir vezir figürüydü. Üzerini ne kadar araştırdıysam, hiçbir bilgi bulamamıştım, nerede üretildiği hakkında hiçbir fikrim yoktu. İçimde gerekçesini bilmediğim bir merak hızla büyüyor, beynimi ele geçiriyordu. Uzanarak karşımda duran koltuğun üstünde duran diz üstü bilgisayarımı aldım. Arma motoruna yazmaya başladım:

“13 Mayıs 1999 Uçak kazası”

Bunun ne yardımı olacağı hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Bu kolyeyle ne alakası olduğunu da bilmiyordum, ama içimden bir ses işe yarayabileceğini söylüyordu. Tereddütle arama tuşuna bastım.

Dehşete düşmüştüm. Karşımda bu konu ile ilgili olduğunu söylediği sadece bir başlık vardı. O kadar can kaybına neden olan kazayla ilgili nasıl olur da hiçbir haber bulunmazdı? Tek başlıkla yetinmek zorunda kalacaktım.

Başlığın üstüne tıkladığımda ekran aniden kapandı, hayır hayır, bilgisayar kapandı. Bu beni ürpertmiş olsa da yeniden açacaktım. Tam bunun için başlatma tuşuna basmaya niyetliydim ki, aniden bilgisayar tekrar açıldı. Kafam olabildiğine karışmış halde, gözlerimi ekrana çevirdim. Beyaz zemin üzerine kömür kadar kara bir piyon figürü, yanında bir isim, ve adres yazılıydı. Dehşet dolu yüz ifadem yavaş yavaş yerini muzip bir gülümsemeye bırakırken, masamın üzerine uzandım ve birer kalem ve kağıt aldım. Yazılan ismi ve adresi kağıda geçirdim. Bu işin nereye varacağı hakkında en ufak bir fikrim yok, fakat çözüm düşündüğümden daha yakın gibi görünüyor. Hala yatağın üstünde duran kolyeyi aldım, ve göğsüme bastırmaya başladım.


Yorumlar lütfen xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Sonja Sodeaux
Slytherin III. Sınıf


Kadın Mesaj Sayısı : 3571
Yaş : 22
Kan Durumu : Melez.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 10:07

vay be can sen neymişsin böyle xD devamını merakla bekliyorum...
_________________
the bitch is back.
-xoxo london
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 11:35

xD Çomçok teşekkür ederim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Nemesis Artates
Yaratıcı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 203
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 14:47

Kurgu çok hoş Can. Anlatım tekniğin falan da gayet sürükleyici. Beğendim. ^^

Ah, ben de bir üşenmesem de rp'mi bilgisayara geçirebilsem. Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lieselotte Lammerich
Hufflepuff V. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 1604
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 16:35

Daha yeni okuyorum. xP Güzel gidiyor, benim okumayı sevdiğim tarzda yazıyorsun. ^^ Devamını beklemekteyim. xD
_________________
[list]

aybengülerim.
[/list:u]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 18:13

Anaaam beğeniliyor galiba xD İkinize de çok teşekkür ederim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
A. Diamenta Decideria
Hogwarts Baş Şifacısı
Hogwarts Baş Şifacısı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 2252
En belirgin özelliği : Çıkarcılığı
Savaş Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 18:59

Evet ve devamını da istiyoruz. ^^ Yalnız yazı tipini Verdana yapsan? Times New Roman galiba bu, okumakta biraz zorlanıyorum da.
_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 19:03

Veronica Elizabeth Black demiş ki:
Evet ve devamını da istiyoruz. ^^ Yalnız yazı tipini Verdana yapsan? Times New Roman galiba bu, okumakta biraz zorlanıyorum da.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 19:39

Sizi mi kırcam xD



BÖLÜM 2: PİYON

Sonbahar, kilise çanları gibi gösteriyordu kendini bütün duyularıma, belirtiyordu geldiğini; Yerlere serilmiş sarı yapraklar, üzerlerine her basılışında kulakları gıdıklayan bir ninni kadar güzel bir ses çıkarıyordu. Güneş, kocaman köşkün arkasında kalmıştı, göremiyordum artık. Durdum, ve biraz soluklandım. Evden çıkıp yaklaşık bir kilometre ötedeki otobüs durağına kadar koştum, bulduğum ilk otobüse bindim, ve son durakta indim. Yaklaşık iki kilometre daha koştuktan sonra bulmuştum burayı. Evime bu kadar uzak olacağını tahmin edememiştim. Ama hiçbir şey yıldıramazdı beni, o adamı bulacaktım.

Kapının önünde durdum, çalmadan önce son bir kez daha elimdeki kağıdı kontrol ettim. Doğru adrese geldiğimden emin olduktan sonra kaldırdım kafamı, gerçek artık bir zil kadar uzağımdaydı sadece. Heyecanın beynime yaptığı inanılmaz baskı yüzünden olsa gerek ki, başım ağrımaya başlamıştı. Bunu umursamadım, heyecanla titreyen elimi, zile uzattım. Kulağımı rahatsız etmeyecek derecede, ama duyulabilecek seviyede olan hoş bir zil sesi geldi kulağıma. Köşkün bahçesindeki ağaca tünemiş kuşlar uçuvermişti. Hava kararıyordu, ay çıkıyordu gökte; gün, bitmişti. Kapıya homurdana homurdana birinin yaklaştığını duyuyordum, iyi işlenmiş ve süslenmiş demir kapı ardına kadar açıldı, ve karşıma benden biraz daha uzun bir adam çıktı. Bembeyaz yüzünün üstünde uyumsuz kırmızı dudaklar, iki çatık kaşın altındaki kahverengi iki göz, kısa saçlar… Adamı tanımıyordum, bakışlarına bakılırsa o da beni.

“Kime bakmıştın?”

Düşündüğümden daha kalın gelen sesi, bir anlığına beni ürpertse de cesaretimi topladım, ve adama cevap verdim:

“Bay Redwolf’a”

Adam, bir süre daha beni inceledikten sonra, yolu gösterdi. İçerisi çok güzel döşenmişti, salon kum beji rengindeydi, açık kahverengi mobilyalar bunla iyi uymuştu. Karşı duvarda ise bir plazma ekran vardı, daha önce hiç görmediğim güzel tablolar süslemişti her tarafı. Gösterdiği koltuğa oturdum, o da karşımdaki koltuğa. Bu sert görünümlü adamla aramızda sadece bir masanın olması, beni ürpertse de, korktuğumu belli etmedim. Adamın sabırsız olduğu bakışlarından anlaşılıyordu, konuya nereden gireceğimi düşündükten sonra sözlerime başladım:

“Ben, size bazı sorular sormak istiyordum. Öncelikle 13 Mayıs 1999 tarihinde ABD-Paris seferleri sırasında arızalanan uçağın Atlas Okyanusu’na düşmesi sonucu oluşan kaza hakkında bildikleriniz var mı?”

Adamın kaşları çatıldı, gözleri kısıldı, öfkeli bir canavar gibi beni izlemeye başladı. Çok değil, birkaç saniye sonra konuştu:

“Kimsin sen?”

Hiç beklemeksizin cevap verdim:

“O kazada ölenlerden birinin akrabasıyım.”

Adam, gözlerini yavaş yavaş normal büyüklüğüne getirdi, kaşlarını düzleştirdi. Gözlerimin içine baktı, ne yapmak istediğimi bulmaya çalışıyordu belki de. Birkaç saniyelik bakışmanın ardından dudakları aralandı:

“Bak, daha çok gençsin, hayatının baharındasın. Ben, bir ağabeyin olarak sana bu işi irdelememeni tavsiye ederim. Bu işin sonu tahmin edemeyeceğin kadar kötü yerlere gider, ölüme bile.”

Şimdi gözleri araştıran bendim, adamın kahverengi gözlerinde kaybolmuştum adeta. Bu işin sonunun kötü olacağını tahmin edebiliyordum, bunu göze alarak gelmiştim buraya. Buraya kadar geldiysem, en azından bir sonuca varmadan bırakmayacaktım.

“Ne olursa olsun, bu kaza hakkında bilgi edinmek istiyorum, siz bana yardımcı olmadan da bu evden çıkmayacağım."

Adam, bu cevabımı beklermişçesine ayağı fırladı, ve hemen konuştu:

"Tamam, sana yardım ederim. Bu konuşma biraz uzun sürecek, bir çayımı içersen sorun olmaz, değil mi?”

Başımla onu onayladım, gülümsedi, ve odadan çıktı. Hızla ayağı kalktım, ve merdivenleri tırmanmaya başladım. Bu adamın niyeti iyi değildi, bunu anlayabiliyordum. Kapıları teker teker açtım, ve en sonunda odasını buldum. Masasının üstünde bir bilgisayar vardı. Bilgisayarı açmam çok zaman kaybı olurdu, onu inceleyemedim. Üst çekmeceleri araştırdım hızla, bir çok CD vardı, geneli filmlerden oluşuyordu. Merdivende yankılanan ayak seslerini duyabiliyordum, çabuk olmalıydım. Alt çekmeceye geçtim, açar açmaz gözüme çarpan iki şey oldu. Birincisi, üzerinde “Oyun” yazan bir CD’ydi. Bu yaşta bir insanın oyun oynaması mantıksızdı. İkincisi ise, bir kolyeydi, ucunda kapkara bir piyon figürü vardı. Bunun dışında görünürde bir silahtan başka bir şey de yoktu. Elimi hemen boynuma götürdüm, ve kolyemi çıkardım. Çekmecedeki kolyeyi de alarak incelemeye başladım. Benimki beyazdı, onunki ise siyahtı. Ne demek oluyordu bu? Kapı aniden savrularak açıldı, ve öfkeli yüz belirdi. Tam bana bağıracaktı ki, birden yüzünü inanılmaz bir dehşet ve şaşkınlık sardı. Ne olduğunu anlamadım, artık bana bakmıyordu da, elime bakıyordu. Elimdeki, inci beyazı kolyeme bakıyordu. Hemen elini cebine götürdü, aynı anda ben de çekmeceye uzandım. İki silah hızla havaya kalktı; ama sadece bir ses duyuldu. Dehşet hala okunuyordu yüzünde, ama artık daha donuktu, ölümün etkisi olmalı. Silahını tutan eli düştü, elindeki silah da ahşap zemine çarptı. Adam yere devrilirken, ben silahı odanın kenarına fırlattım, ve hemen üzerinde “Oyun” yazan CD yi aldım. Evden büyük bir hışımla çıktım, koşarak oradan uzaklaştım.




Eve geldiğimde kafamda birçok soru işareti vardı cevap ekleyen. Bunları bir kenara bırakıp yapacağım işe odaklandım. Cebimdeki CD’yi çıkardım, ve bilgisayarıma taktım. Ekranımda kocaman bir “Yükleniyor” yazısı çıktı. Heyecanla geçen birkaç saniyenin ardından, bambaşka bir ekran açıldı. Benden bir ad, şifre ve bir taraf istiyordu. Ada ne yazmam gerektiğini düşündüm, en sonunda kararımı verdim: “Vezir”. Sonra şifre, şifrenin tamamı sayılardan oluşuyordu, ne olabilirdi? Buna da aklıma gelen ilk sayıları yazdım, uçak kazasının tarihini: “13051999”. Tarafta ise iki seçenek vardı, siyah veya beyaz. Kolyemin rengi olan beyazı işaretledim, ve giriş tuşuna bastım, açılmıştı. İlk olarak gözüme çarpan, ekranın neredeyse tamamını kaplayan satranç tahtasıydı. Tüm taşlar diziliydi, sadece siyahların bir piyonu eksikti. Ve aniden bilgisayarımdan gelen ses, kulaklarımı çınlattı


“Vezirimiz de geldiğine göre, artık ilan edebilirim, oyun başlasın!”

Bu ses, bu sesi unutmam mümkün müydü? Şaşkınlık ve umut dolu bir sesle seslendim:

“Baba?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Sonja Sodeaux
Slytherin III. Sınıf


Kadın Mesaj Sayısı : 3571
Yaş : 22
Kan Durumu : Melez.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 20:02

devamını marakla bekliyorum. gittikçe daha da harika olmaya başladı...
_________________
the bitch is back.
-xoxo london
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   2/12/2009, 20:08

Teşekkürler ederim Cansuğğ :B
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Ruslan Ilya Vyaçeslav
Dükkan Sahibi & İblis
Dükkan Sahibi & İblis
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 347
Yaş : 35
En belirgin özelliği : Yaşıyor olması...
Savaş Tarafı : Savaşma seviş.
RP partneri : Evli
Kan Durumu : -Safkan-
Quidditch Konumu : Öğrenciliğimin Son İki Yılını Kaptan Olarak Geçirmiştim Sanırım
Asa : Cold Phoenix-Kullanmıyorum ama...
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
41/50  (41/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   3/12/2009, 16:29

Waw bw süper olmuşş Very Happy
_________________
Özenti Arda
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nemesis Artates
Yaratıcı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 203
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   3/12/2009, 16:39

Bu bölüm gerçekten tam bir harika olmuş. Kurgu nerden estiyse özellikle kurguya bayıldım. Devam, devam. ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   3/12/2009, 18:36

-Saol Arda

-Aslına bakarsan bu kurgu aklıma 1,5-2 ay önce aklıma gelmişti, bu süre içinde sürekli üstüne bi' şeyler koyarak geliştirdim, veee dataaa xD Teşekkürler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Jeanna Marque
Model
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 137
Yaş : 29
En belirgin özelliği : Aslında sakin görünmesine rağmen tam bir deli olması.
Savaş Tarafı : Bu konu kimseyi ilgilendirmez.
RP partneri : Horace.
Kan Durumu : Babasının soyunda muggle vardır annesi ise safkan bir aileden gelmektedir. Kendini melez saymaktadır.
Quidditch Konumu : Öğrenciyken arayıcıydı.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   5/12/2009, 12:33

Baştan sona kadar okudum. Ne diyebilirim ki? Süpersin!
_________________
Jeanna +Cornelia + Aurélia + Meggie


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rafael Roger Rooftrellen
Kıdemli Üye


Erkek Mesaj Sayısı : 1798
En belirgin özelliği : İradesi
Savaş Tarafı : Tarafsız
RP partneri : Amberyl
Kan Durumu : Safkan
Asa : Scarlet Hawk
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   5/12/2009, 13:11

Başından beri okuyorum, ama bitirdiğin zaman yorum yapıcam. Daha doğrusu bu şekilde devam ederse hakkını verecek sözleri bulamayıp yorum yapamayabilirim ^^ Devam et Can.
_________________

Not only arrivals, but also abandoners are hailed by the bell. Hear it tolls? I do...

Dementor's Kiss on Facebook

Inner Beast - LeadGuitar
ÜçLünün Biri..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   5/12/2009, 20:24

BÖLÜM 3: YETENEK AVCISI



Kocaman bir orman, yeşil ve kahverengiden başka renk bulmak zordu. Baykuşların çığlıkları, kurt ulumaları birbirine karışıyordu. Ama sonra, bu seslerin hepsini bastıran bir haykırış geldi ormandaki tek beşeri varlıktan, iki katlı minik tahta evden.

“Baba?”

Gözlerim büyüdükçe büyüyordu, aradığı kokuyu keşfeden bir köpek gibi hissediyordum, yıllardır aradığım sorunun cevabını bulmuştum, bulduğumu düşünüyordum. Babam, yaşıyordu. Ben bunları düşünürken, kulaklarım yeniden o özlediğim kadife sesi işitti:

“Bana bu toplu konuşmalarımızda “Şah” diye hitap etmeni tercih ederim vezirim. Her neyse, kafanda soru işaretleri olduğunu biliyorum, seninle özel olarak konuşacağım zaten. Şimdi…”

Kısa bir sessizlik, benim içinse saatlerce.

“Uzun süredir vezirin de gelmesini bekliyorduk, o da geldiğine göre artık planımızı devreye koyabiliriz. Karşımızdaki grubun ne kadar güçlü olduğunu hepimiz biliyoruz değil mi?”

“Pek sayılmaz.” Diye fısıldadım sessizce, duyduğunu sanmıyordum. O ise beni olabildiğine şaşırtmak için uğraşıyor olmalıydı.

“Vezir dışında bilmeyen var mı? (Birkaç saniyelik sessizlik) Güzel, şimdi yaptığım planı size açıklıyorum. Piyonlar, hepiniz oradasınız, değil mi?”

Aynı anda bilgisayarımdan birçok “Evet” cevabı geldi. Bunun üzerine babam devam etti.

“Bu da güzel. Şimdi, sizlere görevinizi veriyorum. Vezirin sayesinde onların bir piyonu eksik, aralarındaki en iyi piyon, Şah’ın önündeki piyon. Görev dağılımını yapıyorum: B1-F1, B2-F2, B3-F3, B6-F4, B4 ve B5-F5, B7-F6 ve B8-F7’yi alıyorlar. Piyonlarım, bu görevi başarıyla bitirmeniz gerekiyor, dört kişi öldürmeniz haliyle terfi edersiniz. Size başarılar diliyorum, göreviniz şu dakikadan itibaren başlamıştır!”

Ekrandaki beyaz piyonların hepsi aynı anda soldu, gri bir renk aldı. Neler olduğunu az çok anlasam da, hala bir bilgilendirmeye ihtiyacım vardı. Görev dağılımını çıt çıkarmadan dinlemeye devam ettim.

“Atlar ve filler, size verebileceğim bir göre yok henüz. Bu süre içinde insanlardan kimliğinizi ve bu örgütü saklamaya çalışın. Sizler de hesaptan çıkabilirsiniz.”

İnci kadar beyaz atlar ve fillerin de rengi solmuştu. Geriye hala olduğu gibi parlayan kaleler, vezir ve şah kalmıştı. Kaleleri göndermemişti, beni de. Demek ki bizlere vereceği bir görev vardı. Tekrar onun sesini duyduğumda, haklı olduğumu anladım.

“Kaleler, sizin için önemli bir görev veriyorum. Sizler, bu takımdaki benden ve Vezir’den, yani oğlumdan sonra gördüğüm en güçlü, en zeki, en planlı ve en sadık adamlarım, dostlarımsınız. Oğlum, şimdi sen de kulaklarını aç, üçünüzden birinin bana ihanet edeceğine inanmıyorum, hiçbir zaman da inanmayacağım. A1 deki kale, Paul. Sana bulunduğum yerin adresini gönderiyorum, sen her zaman benim yanımda bulunacaksın. Ben ölürsem, sen de öleceksin; sen ölürsen, ben de öleceğim. Ve A8 deki kale, John. Sen ise oğlumun yanında yer alacaksın. Hiçbir zaman birbirinizden ayrılmayacak, birbirinizin arkasında değil, yanında olacaksınız. Görevleriniz bunlar, bizlerin yanında bulunmak. Ha, bu arada A8, oğlumun telsizini sana vermiştim, biliyorsun. Şimdi onun yanına gideceğine göre, diğer bir görevin, ona telsizini vermek. Hadi, bol şanslar, yolda dikkatli olun!”

Ve kalelerin de rengi grileşti. Şimdi sadece vezir ve şah parlaktı, hesapta ikimiz açık kalmıştık. Muhtemelen iki kale, şu anda evlerimizin yolunu tutmuştu. Oysa benim derdim çok farklıydı, bir açıklama istiyordum. Suyun ne olduğunu bilmeyen bir balık gibiydim, ve öğrenmek istiyordum.

“Ve şimdi merak ettiğin her şeyi sor bana.”

İşte beklediğim an gelmişti, dudaklarımı heyecanla araladım, ve sorularıma başladım:

“Uçak kazasından nasıl kurtuldun?”

“Aslına bakarsan bu tür bir darbenin geleceğini bekliyordum, savaşımız o kazadan birkaç ay önce başlamıştı. Motor patladığında, pilot bölümüne gittiğimi biliyorsun. Pilot, şu anda rakibi olduğumuz adam, Siyah Şah, diğer adıyla… Park Turner. Park’la dövüşmeye başladık. Suya çok yakın bir yerde camdan aşağıya atladı. Suya gömüldüğümüzde kafamı tavana çarptığım için, kendimi toparlamam biraz zor olmuştu. Gözlerimi açtığımda yanı başımda birini fark ettim, sen. Hemen kolundan yakaladım, ve yüzeye doğru yüzmeye başladık. Seni kurtarıp yüzerek yakından geçen bir gemiye bindim. Kendimi ölü gibi göstermem iyi olurdu, çünkü onların beni ölü sanması hazırlıksız yakalanmalarına neden olacaktı.”

“Bu savaş neden var, ve neden insanları satranç taşı olarak temsil etmeyi seçtin?”

“Karşımızdaki grup, çok güçlü. Amaçları ise, dünyaya sahip olmak. Eğer biz olmasaydık, planlarını bir yıl kadar sonra sonlandırmış olacaklardı; ama biz onlara engel olduk. Adamları çok güçlü, Dünya Petrol Kralı’ndan tut, En büyük Silah Tüccarına, En iyi uyuşturucu kaçakçısından tut, Mafya babasına. Ve şah… ABD Başbakanının sağ kolu. Elleri bu kadar güçlüyken onları alt edebilecek bir ordu kurmak neredeyse imkansızdı; ama ben imkansızı başardım. Oğlum, ben bir yetenek avcısıyım. Dünyayı dolaştım seninle birlikte, biliyorsun. Hep yetenekli kişileri aradım, ve topladım. Kendi grubumu yaptım. Ardından gizli bir şekilde örgütlendik, ve onların takımına karşılık bu takımı oluşturduk. En yeteneklisi, en güvenilirine en güçlü taşı verdim, ve bu şekilde sıraladım.”

Uyuşturucu Kaçakçısı, Silah Tüccarı, ABD Başkan Yardımcısı… Dünya onların elleri altındaydı, ve biz onlara kafa tutuyorduk. Onları yenebilir miydik gerçekten? İmkansızı başarabilir miydik? Babam, benim yanımda olan tek kişiydi. Ve ne olursa olsun, şimdi ben de onu yalnız bırakmayacaktım. Babamın sesi, tekrar çınlatmıştı kulağımı:

“Kapıyı aç istersen, John geldi.”

“Tamam.” diye cevapladım onu, ve hızla tahta merdivenlerden aşağı indim. Tozlanmış kapı kolunu hızla ittim, ve kapıyı çalmak için kaldırdığı eli havada kalan bir adam gördüm. Neredeyse aynı boydaydık, Çatık kaşlı, yeşil gözlü, geniş omuzlu biriydi. Elini cebine uzattı, ve bir şey çıkardı, bir telsiz. Telsizi elime alır almaz ötmeye başladı. Ben ona ne olduğunu sormak için baktığımda, o da bana şaşkın gözlerle bakıyordu. Hesaptan en son çıkan bendim, o da benden bir açıklama bekliyordu. Kafamı parmağımla kaşıdım, ardından telsizi açtım. Telsiz, babamın sesiyle konuşmaya başladı:

“Sıradaki göreviniz, H6’daki fili imha etmek. Adres ekranda yazılı.”

İkimiz de kafamızı kaldırdık, ve birbirimize baktık. İlk görevimizdi, tek amacımız… başarmaktı.






Araba lastik sesi çıkararak durmuştu. John, el frenini çekip bana baktı. Başımla onay verdim. Hızla arabadan çıktık, ve iki katlı mavi eve doğru ilerlemeye başladık. Yazılan adres burasıydı, bakalım gerçekten dediği kadar güçlü müydü. Kale, çaktırmadan pencereden içeriye baktı, kimse görünmüyordu. Girmeye müsaitti, Derin bir nefes aldım, ve kapıya tekmeyi bastım. İlk vuruşumda yere çarpan kapı büyük bir toz bulutunu havaya kaldırmıştı. Hemen içeri girdik, ve şöyle bir etrafı kolaçan ettik. Kimse yoktu, duvarlar koyu gri renkteydi, boğucu bir hava veriyordu. Dikkatle içerilere doğru ilerlemeye başladık. Kaleye merdiveni gösterdim, başıyla onayladı, ve yukarı kata çıkmak için merdivenlere yöneldi. Ben de alt katta bir şeyler araştıracaktım. Hızla merdivenleri çıkmaya başlamıştı; fakat birkaç basamak sonra durmuştu. Ne olduğunu anlamak için ona dönecektim ki, kafamın arkasına dayanılan silahı hissettim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Javiér Acé Leonél
Gryffindor I. Sınıf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 18
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
41/50  (41/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   6/12/2009, 19:47

Kimse yorum yazmamış daha Crying or Very sad süpersin kardeşim benim yaa emeğine sağlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Canoros Remus Watson
Ravenclaw IV. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1757
Yaş : 20
En belirgin özelliği : Pek belirgin olmaması diyelim
Savaş Tarafı : Evet hala raf raf xD bir yıl oldu mu demeliyim sanırım
RP partneri : Ay-sun
Aysun Vaysun
Aygüneş (güneş - ay- yıldız - bulut - dünya - gezegen. İp atlıyolar ya hani xD)
Zidni kısaca
Kan Durumu : A- Rh
Quidditch Konumu : Arayıcı
Asa : Black İce
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
45/50  (45/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   6/12/2009, 21:03

Saol adamım^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dementorskiss.rpg-boards.com/karakter-kartlary-f164/canor
Sonja Sodeaux
Slytherin III. Sınıf


Kadın Mesaj Sayısı : 3571
Yaş : 22
Kan Durumu : Melez.
Ruh Hali :

Seviye
Rpg Gücü:
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: Canoros Remus Watson - Satranç   7/12/2009, 11:22

anca vakit bulabildim tek kelimeyle harika^^ soluksuz okudum...
_________________
the bitch is back.
-xoxo london
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Canoros Remus Watson - Satranç

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfası Sayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dementor's Kiss :: Son Dönem :: Rpg Kutusu Arşiv -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın